Zonguldak’ın Kandilli beldesinde faaliyet gösteren Er Maden’e ait maden ocağında işletmeci konumundaki Bahadır Madencilik bünyesinde çalışan Tuncay Dilaver, geçirdiği iş kazası sonrası yüzde 100 engelli kaldığını belirterek yetkililerden yardım istedi.

TAŞERON FİRMA 35 GÜN ÖZEL HASTANE’DE ARDINDAN DEVLET HASTANESİNE ALDIRDI
Yaşadığı kaza sonrası hayatı tamamen değişen Dilaver, kaza sonrası Bahadır Madenciliğin kendisini Ankara’da bir özel hastaneye yönlendirdiğini burada 35 günlük tedavinin ardından maddi desteği kesmesi üzerine devlet hastanesine nakledildiğini belirtti.
Bahadır Madencilik’in kendisine destek olacağı yönünde söz verdiğini fakat sözlerini tutmadıklarının altını çizdi.
“AİLEMİ SİGORTADAN GELEN KAYNAKLA GEÇİNDİRMEYE ÇALIŞIYORUM”
Üç çocuk babası olduğunu belirten Dilaver, çocuklarından ikisinin okul çağında olduğunu ve eğitim giderlerini karşılamakta zorlandığını vurguladı. Ailenin geçimini ise yalnızca sigortadan gelen gelirle sağlamaya çalıştığını ifade etti.
BAHADIR MADENCİLİK’TE İŞ GÜVENLİĞİ YOK!..
Tedavisi devam ettiği sırada 3 maden mühendisinin imzasıyla ‘İşçi kendi hatası nedeniyle iskeleden düştü’, şeklindeki beyanı sonrası şoke olan Dilaver, konuyu yargıya taşıdı. ‘İskele yoktu ki, düşeyim’, diyen Dilaver, Bahadır Madenciliğin bölgede ‘vahşi madencilik’ yaptığının altını çizdi.
Dilaver; “İskeleden düştüğüme yönelik rapor tutulmuş. Zaten iskele yoktu ki, düşeyim. İskele ve tahkimat olmadığı için üzerime tavan çöktü. Tüm kemiklerim kırıldı. Düşen insanın tüm kemikleri kırılır mı?. Bahadır Madencilik daha çok para kazanabilmek için bölgede vahşi madencilik yapıyor. Ocaklarda domuz bağı iskele kurmamak için çabalıyor. Bizi de bu şekilde çalıştırıyorlar. İş güvenliği olsaydı, denetim olsaydı, ben kaza geçirmezdim. Bahadır Madencilik işçi mağduriyetini değil, kazancını düşünüyor. Orada iskele kurması bir vardiyasını alır. Bir vardiya boşa gitmesin diye iskele kurulmadı, ben de 5 metre yüksekte çalışırken üstüme tavan çöktü. Bu sadece benim değil. Orada ailesini geçindirmeye çalışan bir çok madencinin başına gelebilir. Bir vardiya uğruna bir can, bir aile harap oldu. Benim hayatım bitti, başkalarının hayatı da ihmarkârlık yüzünden bitmesin. Hala orada yakın arkadaşlarım kelle koltukta çalışıyor. Onların başına bir şey gelmemesi için hergün dua ediyorum. Onlarında çocukları var. Onlarında hayatı bitmesin. Burası denetlensin, İş güvenliği sağlansın”, dedi.
“DAVA YILLAR SÜREBİLİR, BENİM VAKTİM KALMADI”
Dilaver sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Şuan konu yargıya taşındı. Fakat benim zamanım kalmadı. Mahkeme yıllarca sürebilir. Kazansam da sağlığıma kavuşamayabilirim. Benim tedavi olup, ailemin geçimini sağlamak zorundayım. 3 çocukla yatağa bağlı kaldım. Devletimden yardım bekliyorum”, dedi.