Küçük bir kayığımız olsun isterdim, Kürek çektikçe masmavi sularda sallanan. Balık tutmak isterdim birer ikişer, Kumsalda ateş yakıp, sofra kurmak sana. Kediler sarardı etrafımızı balık kokusundan, Ben kaçardım, Sen ; Ah sen ! Sen ellerinle beslerdin yavaştan yavaştan, Bir kendin yerdin, üç onlara verirdin. Hiç bilmediğim bir yerde uyanmak isterdim...
Öyle bitik bir haldeyim ki ; herkesten, her şeyden kaçıyordum. İnanmıştım hayatın beni sevmediğine artık. Midem bulanıyordu her yeni güne pencereden baktığımda. İnsanlara kırgındım, içim soğumuyordu. Bir odam işte dört duvar çevrili. İçinde yaşıyordum çaresizliğimi, acılarımı. Kendi halimde, kimseye zararım olmadan. Bir gün odamdan içeri girdin. İstemedim önce, saklandım. Yavaşca...
Uzun bir süredir köşe atmıyorum. Birkaç günüm nereden başlayacağımı düşünerek geçti. Öncelikle Karadeniz Ereğli’de bulunan ilçe başkanlarından başlamak istedim. Yayında da belirttiğim gibi bazı konularda çok açık ve sert bir şekilde yazacağımı söyledim. Tabi bu durum bütün ilçe başkanları için geçerli değil. EVRİM BALBALOĞLU Karadeniz Ereğli İYİ Parti İlçe Başkanı...
Bu yazımda Ereğlili gençlerin ve Ereğli’de yaşayan gençlerin ne istediğini belirteceğim. Kalemim ve not defterimle birlikte; bankta, kafede, çay bahçesinde, sokağın herhangi bir yerinde gördüğüm her gence “Ereğli’de ne istiyorsunuz? Ne olsa daha iyi ve güzel olabilir?” diyerek sorularımı yönelttim, notlarımı aldım. Geneli aynı konulara değindi. İlk olarak birçoğu sahil...
Göz göre göre bir yok oluş. Bitmeyen, tükenmeyen bir diranet Git gide çoğalan acılar. Kabuğuna çekilen birer inci tanesi şimdi. Acılarım ruhumu esir aldı. Kayboluyorum. Çok değil bir gülümsemem vardı, Elde avuçta Şen şakrak, hunharca Onuda aldılar benden Acımadan. Soruyorum neden ? Hayattan kopardınız beni ? Suçum neydi ? Sevmekten...
Bugünlerde gazetecilik sektörünün çok kötü günlerini yaşıyoruz. Utanç verici yazılar, söylemler, iddialar… Nereden başlasam inanın bilmiyorum. Kdz.Ereğli Gazeteciler Derneği Başkanı Şafak Erel ve benim deyimimle yaverleri, iddiları ile BATİYAC üyesi olan gazetecileri ‘tezyif’ etmeye çalıştılar. Fakat farkında olmadan sektörü lekelediler. Başta Necati Günay’a yapılan bu terbiyesiz iddialar, bütün gazeteciler için...
Karadeniz Ereğli’nin logosunda şunlar bulunur; çilek, çotanak ve deniz. Çilek; Ereğli çileğini, çotanak; fındığı, deniz; balıkçılığı temsil ediyor. Burada sıradışı hiçbir şey yok, fakat Karadeniz Ereğli’nin tarihindeki en önemli hususlar şunlardır; “Kömürü bulan kişi Kdz.Ereğli’de Kestaneci mahalleli Uzun Mehmet’tir. 8 Kasım 1932’den bu yana her yıl Uzun Mehmet anılır. Yani...