Futbol sadece 90 dakikalık bir oyun değildir..
Tribün, soyunma odası ve maç sonu yaşananlar; kulüplerin gerçek kimliğini, yöneticilerin ise karakterini ortaya koyar.
Zonguldak Spor ile Kdz. Ereğli Belediyespor arasında oynanan karşılaşma, bu anlamda iki farklı yönetim anlayışını ‘çarpıcı’ biçimde gözler önüne serdi.
Zonguldak Spor, Kdz. Ereğli Belediyespor karşısında 2-0 mağlup oldu. Maç sonrası Zonguldak Spor taraftarları kendi takım oyuncularının adeta üstlerine yürüdü. Fakat orada Başkan Harun Demir adeta kendini siper ederek, oyuncuların da taraftarın da hararetini düşürdü.
Başkan Demir’in tavrı, bir yöneticinin nasıl olması gerektiğine dair adeta ders niteliğindeydi.
Kendi taraftarı ile futbolcular arasında yükselen tansiyonun ortasında kaldı, ama geri çekilmedi. Krizi yönetmek, işte tam olarak budur. Çünkü liderlik, sadece iyi günlerde değil, en zor anlarda sergilenir.
Diğer tarafta ise kısa süre önce yaşanan bir olay, hafızalarda tazeliğini korumaya devam ediyor.
Kdz. Ereğli Belediyespor Başkanı Recep Yılmaz’ın sahaya inerek gazeteci Kaan Kocaman’a yumruk atması, diğer yöneticilerin; taraftara, oyunculara, eleştiri yapan gazetecilere küfür savurması, sadece bir anlık öfke patlaması değil; aynı zamanda bir yönetim zaafının açık göstergesidir.
Sporun birleştirici ruhuna gölge düşüren bu davranış, kabul edilebilir olmadığı gibi, savunulabilir de değildir.
İki tabloyu yan yana koyduğumuzda ortaya net bir fark çıkıyor:
Birinde kriz anında aklıyla hareket eden, kulübünü ve şehrini koruyan bir yönetici…
Diğerinde ise öfkesine yenik düşen, temsil ettiği makamın ağırlığını kaldıramayan bir başkan…
Harun Demir, o gün sadece bir tartışmayı önlemedi; aynı zamanda Zonguldak Spor’un itibarını da korudu.
Recep Yılmaz ise ne yazık ki tam tersini yaptı. Eleştiriye tahammül edemeyen, basına fiziksel müdahalede bulunan bir anlayış; ne kulübüne ne de bulunduğu şehre fayda sağlar.
Aksine, kulübün marka değerine zarar verir, camianın itibarını zedeler.
Bugün futbolumuzun en büyük ihtiyacı; sağduyulu, sorumluluk sahibi ve örnek olacak yöneticilerdir. Çünkü tribünler, sahadaki oyundan önce saha kenarındaki duruşu izler.
Bizler Kdz. Ereğli Belediyespor 3. Lige çıktığında, takım başkanı kim olacak derken, Recep Yılmaz takımın başına geçti.
Aslında takıma sahip çıktı. Ama bu durumda lider duruşu beklerken, sahaya atlayıp gazeteciye yumruk savuran bir başkan görüyoruz.
Bu durumda bazı meslektaşlarım seslerini çıkararak, mesleğimizin haysiyetine sahip çıkmıştır.
Gazetecilik; sizlerin yumrukları, küfürleri ile ayaklar altına alınacak meslek değildir.
Hoş..
Güç zehirlenmesi böyle durumlarda ortaya çıkar.
Yine kulağım çınlamakta Başkan, inşaat sektörü pek hayli işliyor.
Adamlar ‘pırrrr’ diye fırladı diyorlar.
Ben de bir hayli merak ettim. Kamuoyu önünde açık ve şeffaf bazı sorularım olacak.
İşte o zaman yumruklar değil, gerçekler konuşacak.